AKP’yi orta sınıf yükseltti
“AKP’nin esas aldığı rey orta sınıf beklentileri reyidir” diyen TESEV Başkanı Can Paker, orta sınıfı şöyle tarif etti: “Laik orta sınıf cumhuriyetin kurulması ile birlikte asker-sivil bürokrasisi etrafında oluşmuş. Diğer orta sınıf ise cumhuriyet kurulurken köylü olan daha sonra ticarete girmiş sınıf”
Kasım’da yayınlanan TESEV raporu eleştirilmiş ve bazı tespitleri yanlı ve abartılı bulunmuştu. Oysa 22 Temmuz seçimlerinden sonra görüldü ki bu raporun sonuçları seçim sonuçlarını açıklar unsurlara sahip.
TESEV’in raporları eleştiriliyor evet ama hiç bir eleştiri bilimsel metodolojiye dayanmıyor. Sadece, “Size inanmıyorum, etrafımda gördüklerim öyle değil” şeklinde, sanki insanların etrafında gördükleri Türkiye’yi temsil edermiş gibi eleştiriler geliyor.
Kasım raporu ve seçim sonuçları arasındaki paralelliğe gelirsek...
Türkiye yepyeni bir oluşum içinde. Cumhuriyet kurulduğunda asker-sivil bürokrasisi etrafında oluşan orta sınıfa ilaveten, aradan geçen dönemde ekonomi gelişti. Küreselleşme ile de birlikte, cumhuriyet kurulduğunda köylü olan vatandaşlar orta sınıflaşma sürecine girdiler.
AKP bu yeni orta sınıfı temsil eden parti haline mi geldi?
Orta sınıfın beklentilerini yerine getireceğini zannettiği parti haline geldi. 2002’den 2007’ye kadar olan gelişmelere bakarsak bu beklentiyi büyük ölçüde yerine getirdi. Oyunu da böylelikle artırdı. Esas aldığı rey orta sınıf beklentileri reyidir.
Kasım raporunda kendini dindar olarak tanımlayanların oranı yüzde 46,5 olarak açıklanmış. Tam olarak AKP’nin 22 Temmuz’da aldığı oy oranı bu. Oysa 99’da bu rakam yüzde 25’miş. Yüzde 46,5 ile AKP oyları arasında örtüşme var mı?
2007’den sonra gelen demokratikleşme ve özellikle AB süreci ile birlikte insanlar artık ne olduklarını daha rahat söyler hale geldiler.
Yani zaten dindarlardı ama bunu ifade mi etmiyorlardı?
Evet. Hatta 1999’daki araştırmada kadınlar örtünme sebebi olarak namusu gösteriyorlardı. Namus meselesi toplumsal baskı sonucuydu.
Şimdi neden örtündüklerini söylüyorlar?
“Ben istiyorum”, “öyle inandığım için örtüyorum” diyorlar.
ASIL NEDEN GÜL DEĞİL
Türban toplumun olduğu kadar şu sıralar Çankaya’nın da birinci meselesi.
Çankaya mücadelesinin esas nedeni oraya seçilmiş birinin gelmesi ile ilgili. Cumhurbaşkanlığı koltuğuna bu güne kadar atanmışlarla seçilmişlerin dengesini sağlayan biri seçildi.
Oligarşi salt Abdullah Gül ve eşinin türbanına karşı çıkmıyor mu? Seçilmiş herhangi birine de karşı çıkar mıydı?
Evet çıkardı. Tayyip Erdoğan’a da çıktı zaten.
Ama ona da aynı gerekçeyle karşı çıktı.
Evet ama mesele Türkiye’de atanmışların siyasette doğal olmayan ağırlığı ile ilgili. Bu ağırlığın son kalesi cumhurbaşkanlığı. Mesele siyasi güç mücadelesi.
Bu mücadelede asker nerede duruyor?
Asker-sivil bürokrasisi siyasetteki etkilerini azalmamasını istiyor. Bu, cumhuriyetin kurulduğu yıllarda mümkündü. O zaman toplum büyük oranda köylüydü. Asker-sivil bürokrasisi kendi yarattığı orta sınıf ile yaşıyordu. Ama zamanla yeni orta sınıf oluştu. Orta sınıf farklılaşmak demek. Farklılaşma farklı yaşam taleplerini beraberinde getirir. Bu farklılaşma asker-sivil bürokrasisinin yönetebileceği bir şey değil.
Türkiye’nin dinamikleri farklı olsa ve AKP’nin yerine bir sosyal demokrat ya da siyasi anlamda liberal bir parti toplumu böyle kucaklayabilseydi de asker yine aynı tepkiyi verir miydi?
Verirdi. Mesele AKP değil, yeni orta sınıfın dinamiklerinin yeni toplum düzeni gerektirmesi.
Yani toplumun dinamiği İslam üzerinden korku ürettiği için mi tartışılan konu din?
Tabii. 1950’den beri halk asker-sivil bürokrasisinin taraf olduğu partinin tam karşısına rey vermiştir.
Raporunuza göre toplumda iki grup var, kendini öncelikle laik olarak tanımlayanlar ve dindar olarak tanımlayanlar. Bu iki grup çatışma içinde mi?
Bizim araştırmamıza göre toplumun yüzde 30’u kendini öncelikli olarak laik olarak tanımlıyor. Bu laik kısmın yüzde 10’u son derece radikal ulusçu, dış dünyaya kapalı. Geri kalanı ise esasında demokrat. Karşı tarafın yaşam tarzlarına toleranslı.
Dindar kesimdekiler hangi yelpazede?
Yüzde 70’i oluşturan dindar kesimde yüzde 10 tamamen şeriatçı. Yüzde 60 ise muhafazakar ama yeni bir sınıf oluşturma yönünde. Çocukları daha iyi okusun, tatile çıkabilsin, arabası olsun istiyorlar. Laik kesimdeki ve dindar kesimdeki ikinci gruplar günlük yaşamda birlikte hareket ediyorlar. Ticaret yapıyor, birbirleriyle evleniyorlar.
Ama iki ayrı orta sınıftan bahsediyoruz değil mi?
Evet. Laik orta sınıf cumhuriyetin kurulması ile birlikte asker-sivil bürokrasisi etrafında oluşmuş. Diğer orta sınıf ise cumhuriyet kurulurken köylü olan daha sonra ticarete girmiş sınıf.
Bu iki sınıf arasında eğitim düzeyi farkı var mı?
Belirgin şekilde yok. Yanıltan şey de bu zaten. Halk cahil diyorlar ya, öyle bir şey yok. Şu fark var yalnız: laik kesimdeki rasyonalite kavramsal. Okuyarak, yazarak edinilmiş. Öbür tarafta ise ekonomik gelişmeyi sağlayabilmek için pratikten doğan rasyonalite var.
Türban sorununun genetik kodları...
AKP yeni orta sınıfın partisi mi?
Hayır, her iki taraftan da oy alıyor. Ama yeni sınıftan daha çok alıyor. CHP ise ilk kısımdan alıyor oylarını.
Cumhuriyet mitinglerinde toplananlar radikal laik kesimden çıkanlar mı?
Organize edenler evet, katılanların hepsi değil. Ama daha da önemlisi katılımcıların yüzde 60’ının kadın olması.
Neden önemli bu?
Çünkü mitingler bir orta sınıf hareketiydi. Orta sınıfın önemli özelliklerinden biri kadın hareketlerinin öne çıkması. Orta sınıf büyüdükçe hem laik hem dindar taraftan kadınlar haklarını talep ediyorlar. Türban da bu isteğe bağlı. Kadının toplumda yer almak istemesi.
Yani türban dinsel değil sınıfsal mı?
Evet, orta sınıf dindar kadını kamusal alanda türbanıyla kendine yer istiyor.
Kamusal alanın talibi mi arttı? Daha çok insan aynı alanı kullanmak istiyor, kıyamet de bundan mı kopuyor?
Tabii esas kavga sınıfsal.
Kadınlar için giysi 2. planda
Türkiye’de demokratikleşme adı altında muhafazakarlaştırma yapılıyor, deniyor. Bu görüş de korku üretme mekanizmalarının savı mı?
Bu, gerçeği eğip bükerek ortaya koymak. İnsanlar dinsel bağlılıklarını artık daha rahat ortaya koyuyorlar. Artık kadın türbanını takıp sevgilisiyle parka gidiyor. Evde oturmak yerine türbanıyla sokağa çıkmak muhafazakarlaşma mıdır yoksa demokratikleşme mi?
İslami mayoların plajlarda yaygınlaşmasını da mı aynı şekilde açıklıyorsunuz?
Evet. Bir defa plaja gitme ihtiyacı duyulması önemli. Bu bir orta sınıf beklentisi. Sosyolojik önemi plaja gitme isteği. Giysisi ikincil önemde.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!




